CB Erdoğan Kritik Toplantı Sonrası Açıklama Yaptı!

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Saat 15:30’da başlayan toplantıda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bir sunum yaptığı ve ek tedbire gerek olup olmadığının değerlendirildiği öğrenildi.

Toplantının diğer gündem maddelerinin vakalardaki artışın ardından okulların durumu, ekonomideki dalgalanma, Doğu Akdeniz’deki gerilim, Lübnan ve bir süredir Türkiye’nin gündemindeki İstanbul Sözleşmesi’nin olduğu bildirildi.

Kritik toplantının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* Türkiye’nin hiç kimsenin hakkında hukukunda denizinde meşru çıkarlarında gözü yoktur. Bizim tek talebimiz bize de aynı anlayışla yaklaşılmasıdır. Biz diyoruz ki gelin Akdeniz’deki tüm ülkeler olarak bir araya gelelim. Herkes için kabul edilebilir herkesin hakkını koruyan bir formül bulalım. Türkiye olarak sahada ve diplomasi alanında kendi planımızı uygulamaya devam edeceğiz. Anlaşmazlıkların diyalog yoluyla ve hakkaniyet temelinde çözümü için biz her zaman varız ve hazırız.

* Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Antalya açıklarından demir alarak görev bölgesine doğru hareket etti. Bu sabah 8 itibariyle çalışmalarına başladı. Ekonomide olduğu gibi enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeye devam edeceğiz.

* Ülkemizde yıllık otomobil satışı 2002’de 91 bin adet iken bu rakam 2016’da 756 bine kadar çıktı. Geçtiğimiz yıl da 387 bin olarak gerçekleşti.

* Buzdolabı satışı 18 yıl önce 1 milyon 88 bin adetten 2 buçuk milyona çıktı. Bütün bunlar ülkemizdeki refah düzeyini ifade etmesi bakımından söylüyorum.

* Bunlar aynı zamanda benim vatandaşımın alım gücünün bu tür ürünlerde nereden nereye yükseldiğini göstermesi açısından önem arz ediyor.

* Turizmde 13,2 milyon turistten geçtiğimiz yıl 52 milyon turist gördük. Şimdi koronavirüs sebebiyle sıkıntının içerisindeyiz ama toparlanmaya başladık. Şimdi Almanya Rusya bugün itibariyle kapılarını açmış durumdalar.

* Geçen yılın rakamını yakalayamayacağız ama yükselmeye başlayacağımızı göreceğiz. Salgın sürecindeki turizmdeki sıkıntıları çözmek için gayret gösteriyoruz.

* Salgın ve onunla bağlantılı siyasi ekonomik sosyal sorunların üzerine çöktüğü güçlere güvenenler, hüsrana uğramaya mahkumdurlar. Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını anlayamamış olanları gerçeği görmeye davet ediyoruz. Ekonomide olduğu gibi enerjide de ülkemizin bağımsızlığı için mücadele etmeye devam edeceğiz.

* Kişi başına gelirde dünya ortalamasında üst gelir ortalamasına yükselttik. 2019 yılında insani gelişmişlik sırasına göre Türkiye 6 basamak yükseldi. Bu sayede Dünya Bankası tarafından hazırlanan iş yapma kolaylığı endeksinde geçtiğimiz yıl 10 basamak birden yükselerek 33. sıraya yükseldik.

* Bütün bunları ülkemizdeki refah düzeyini ifade etmesi bakımında söylüyorum. Bunlar aynı zamanda benim vatandaşımın alım gücünün nereden nereye yükseldiğini göstermesi bakımından arz ediliyor.

* İş açma geçen sene 30 bin 842 iken bu sene 85 bin 263’ü buldu. Almanya Rusya bugün itibariyle kapılarını açmış durumdalar. Yine yükselmeye başladığımızı hep birlikte göreceğiz. Salgın sebebiyle turizmde yaşadığımız tüm sorunları gidermeye çalışıyoruz.

“IMF BİZDEN 5 MİLYAR DOLAR İSTEDİ”

* Boşuna avucunuzu ovuşturmayın. Biz o kapıları kapadık. IMF bizden 5 milyar dolar istedi. O zamanki bakan ‘bu borcu verelim mi’ dedi. ‘Verelim’ dedim. Bugün borcu alan yarın talimat alır. Şimdi parti kurmuş bize ekonomi dersi veriyor. Önce bunu bir defa herkesin görmesi gerekiyor.

* Engelli aylığını 25 liradan 851 liraya yükselttik. Lisans öğrencilerine verdiğimiz kredileri 45 liradan 550 liraya çıkarttık. Şimdi harç falan böyle bir şey yok. Şimdi biz öğrencilerimize burslarıyla kredileriyle destek oluyoruz. Destek olmaya devam edeceğiz. Her alanda bu rakamları çeşitlendirmek mümkün.

* Ülkemizin 2013 yılından beri ardı ardına yaşadığı her saldırı ile birlikte korunma yöntemlerimizi geliştirdik. Girdiğimiz her mücadeleden başarılı çıktık. Türkiye’nin yükselen yıldızından rahatsız olanlar üzerimize geldiler. Başka ülkelerden talep edilmeyen şartlar bizden istendi.

* Ülkemiz son yıllarda uyguladığı politikalarla pazar ve ürün çeşitliliğini arttırdı. Küresel belirsizliklere rağmen ihracatta 80 milyar doların üzerine çıkarak bir rekora imza attık.

* Maruz kaldığımız çok yönlü saldırılara rağmen ekonomimiz attığımız kararlı adımlarla 2019’un son çeyreğinde yeniden güçlü politikasına döndü. Bu bizim için güçlü bir patikaydı ama inşallah bunu caddeye dönüştüreceğiz.

* Kur saldırıların etkisiyle % 24’e çıkan Merkez Bankası politika faizi %8.25 seviyesine indi. Hamdolsun daha da düşecek İnşallah. Çünkü bütün arzumuz isteğimiz bu ülkede yatırımcı çok daha güçlü bir şekilde yatırımlarını yapabilsin.

* Ekonomik yükseliş 2020 yılının ilk aylarında da devam etti. Yılın ilk çeyreğinde %4.5 gibi yüksek bir performans sergiledi. G7 ülkeleri arasında en yüksek büyüme performansı kaydeden ülke olduk.

* Eğer kur atakları ile tüm araçlarımızla mücadele etmeseydik, enflasyonu bugünkü seviyesine getirebilir miydik? Türkiye ne zaman bölgesel hakları üzerinde adım atsa ekonomi üzerinden bir hesaplaşmanın devreye sokulduğunu görüyoruz. Türkiye ekonomide bu suni rüzgarlarla eğilip bükülebilecek bir ülke değil.

Bir cevap yazın