Annelerin sorununa elbirliğiyle çözüm üreteceğiz

TOPLUMU KUTUPLAŞTIRIR

“Bizim yeni siyaset felsefemizin özünde yatan bu; kimseyi ayrıştırmamak. İktidar sahipleri ayrıştırmayı zaman zaman yapıyorlar. Bu toplumu böler, kutuplaştırır. Şimdi toplumun gündeminde anneler var. Şimdi anneler arasında da bir ayrım yapıyoruz. Cumartesi anneleri, Diyarbakır anneleri. Nasıl bir ayrım? Diyarbakır’daki anne de cumartesi annesi de haklıdır. İkisi de çocuklarını istiyorlar. Bir anne Diyarbakır’da diyor ki, ‘Benim evladım geri gelmeyecek, inşallah sizin evladınız geri gelir’ diye. Annelerin hakkını ve hukukunu savunmamız gerekmiyor mu? Şimdi anneleri de bölüyorlar. Acı olan, yazık olan, günah olan bu. Anneler arasında ayrım yapmak doğru değildir. Hepsinin derdine çözüm üretmek gerekiyor. Elbirliği ile çözüm üreteceğiz. Bu işin iktidarı muhalefeti yoktur. Ama güç iktidardadır. Sorunu çözecek olan iktidardır. Adaleti sağlamak hepimizin ortak görevidir. Hazreti Ali, ‘Devletin dini adalettir’ diyor. Devlet adaletsizliğin kaynağı olursa, toplum vicdanı derin yaralar alır.

ADALETSE HEP BERABER

Son 5 yılda, uluslararası raporlarda, hukukun üstünlüğü konusunda Türkiye 50 basamak geriye gitti. Adaletsizlikte bir dünya rekoru. Eren Erdem PM üyemiz. Aylardır hapiste, hiçbir delil yok ellerinde. Osman Kavala hapiste. Yazarlar çizerler gazeteciler avukatlar askeri öğrenciler hapiste. Kim dışarıda? Yeşil dolarları olanların tamamı dışarıda. Bastır parayı çık dışarıya. FETÖ borsasını kim dillendirdi? AK Parti kanadından dillendirdiler. FETÖ borsasının aktörleri kimlerdir. Adaletse, hep beraber. Adalet birilerinin iki dudağına teslim edilemez. ‘Adalet reformu yapacağız’ dediler. Yap kardeşim, elinden tutan mı var? Meclis tatile girdi. Adalet için Meclis tatile mi girer? Toplarsın Meclis’i. Gideriz toplanırız, çözeriz olayı. Parlamento’nun iradesi bile ipotek altında. Şu anda Türkiye kuralsız ve kurumsuz yönetiliyor. Türkiye’de bağımsız hangi kurum var? Yasanın tanıdığı görevlerini yerine getiren hangi kurum var? Hiçbir kurum yok. Bütün kurumlar dönüp saraya bakıyorlar. Ne söyleyecek biz ona göre karar alalım. Peki sizin orada göreviniz ne? Atın onları, robotları getirin koyun oraya. Ne diyordu grup toplantısında; ‘Biz doğalgaz, elektrik fiyatlarını indiriyoruz. Önce Bay Kemal sen duy’. Seçimler bitti; doğalgaza ve elektriğe arka arkaya zam. Devletin tepesindeki kişi vatandaşı kandırıyor. Acı olan, içimize sindiremediğimiz şey bu.

AYDINLIĞA ÇIKARTACAĞIZ

Bu ülkenin 82 milyonunu Londra’daki bir avuç tefeciye teslim ettiler. Her gün 50 milyon dolar faiz ödenen Türkiye’yi kim yarattı? 17 yıl önce böyle bir şey yoktu. Eğer tefecilere teslim edilen bir ülke varsa, kurtarmak da bizim görevimiz. Demokratik yolla, kavga yapmadan, oturup anlatacağız. Vatandaşın önüne rakamları koyacağız. Bu işin particiliği yoktur, bu işin vatanseverliği, bayrak severliği vardır. Biz bu ülkeyi aydınlığa çıkarmaya kararlıyız ve çıkartacağız. Birlikte çıkartacağız. Kavga etmeden, gürültü koparmadan, doğruları millete anlatarak, kahve kahve dolaşarak çıkartacağız. Bu ülke sahipsiz bir ülke değil. Sahipleri 82 milyondur. Biz 82 milyona güveniyoruz.

HER YERDE ANLATACAKSINIZ

İsraf ekonomisi nedir diye sorduklarında şunu söyleyin: Vatandaştan katrilyonlarca lira vergi topladılar. Cumhuriyet’in kuruluşundan AK Parti iktidarına kadar toplanan vergilerden daha fazlasını topladılar. Yetmedi; devletin bütün fabrikalarını sattılar. Devletin telefonunu, Telekom’unu sattılar. AK Partili kardeşlerim bunu biliyorlar mı? Devletin arsalarını, otellerini sattılar. Bu da yetmedi. 420 milyar dolar devleti borçlandırdılar.

Vergi alıyorsun, fabrikaları, arsaları satıyorsun, bir de yetmiyor Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yapıyorsun. Türkiye Cumhuriyeti devletini borç batağına sürüklüyorsun. Hani Türkiye uçacaktı? Nereye gitti bu paralar. ‘Efendim köprü yaptım.’ Köprüyü yaptın ama parasını vatandaş ödüyor. Bedelini torunlarımız, çocuklarımız ödeyecek. Tank Palet Fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çeken siyasi iktidara ve ona destek veren Bahçeli’nin arkadaşlarına seslenmek istiyorum. Şimdi Cumhurbaşkanlığı’nın ikinci bir kararı var, 1105 Sayılı Karar. Bunu Resmi Gazetede yayınlamıyorlar. Lütfen sen açıkla kardeşim. Ya açıklayacaksın, ya da Katar ordusuna peşkeş çekilen bir siyasi iktidara destek vermeyi keseceksin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir